27 Mart 2008 Perşembe

Ay Uf Of Aman...

ayaklarıma kara sular indi aman o gün şunu yakalicam diye bir koşmuşum felan sözlerine artık inanmıyorum...bu track canımı çıkartıyo!!!
bugün öncelikle 4km boyunca gidicemiz yere koştuk, sonra yaklaşık 5 dik tepeden oluşan bir patikaya geldik(hakkını yememeli çiçekler ve ağaçlarla hoş bir patikaydı) sonra hodri meydan başla koşmaya önce in sonra çık sonra bidaha in bidaha çık yok yetmez haydi bidaha...söyleyebileceğim şey şu oraya buraya geldiğimden de sıska dönücem hatta 40 kilolara inme şansım bile var. tabi tartı olmayınca bir de pound olarak gösterdiğinden(daha önce pound oldunu bilmeden tartılıp 110 u görüp bayılan arkadaşlar olmuş da afsden) şuanki durumumu bilmiyorum. ama midemden ve sürekli tatlıya aç olmaktan(tabiki de doyurmuyorum) anlayabiliyorum noldunu. bir de hava ısınmamakta diretmekte hala -10 derecelerde okula gidiorum ama artık mont bile giymiyorum. bu son günlerde donmaya başladım yağ depoları eriyo anlaşılan. evde titreyerek geziyorum aileye eğlence oluorum:)
günler bazen iyi bazen kötü geçiyo. ama genelde her derste insanlarla konuşup bir kaç kahkaha atıyo olmak günün güzel geçtiği anatomi dersi ve öğle yemeğinde konuşcak kimseyi bulamayıp bir de üstüne track in bindiği günler ise kötü geçtiği günler. Trackteki insanlarla ilişki kurmak için elimden gelenin en iyisini yapıorum ama bazen uyuz olmuyo da dilim. çünkü konuşmaya katılcak söylicek bir şeylerin var ama kafalar başka yöne dönüyor. öyle zamanlarda beynimi alıp onların beynine koyup nasıl hissettini göstermek istiyorum. eğer siz exchange örencisi olsanız anlarsınız da demiyorum Amerikadaki insanalr kadar soğuk insanlar tanımadım daha yani bizim taraflarda doup buraya gelmiş olmadan anlamaları mümkün değil. ama iyi tatlı konuşulabilcek insanlar da var. cross countrye göre çok çok daha iyi. sadece bazen böle olaylar sinirimi bozuyo.
bir de ne zaman bu insanı sevmiyorum lütfen partnerim olmasın diye aklımdan geçirdimde nasılsa partnerim olup çıkıyo. hatta eğlenceli bi olaya dönüşüp çıkıyo. bu insanlar genelde derste yanyana olduğun için senle gülüp eğlenen ama sonra dışarda gördüğünde seni görmezden gelen tipler. yanlarında arkadaşları var ya bu kez. sanki birileri bana bi ders vermeye çalışıo ama ben bunu anlamakta zorlanıyorum...
bugün güzel günlerden biriydi. ondan yazıyorum. eşyalarımızın kıyafet bölümlerinden düzeltilemez dedikleri eşyalar geri geldi. ama kıyafet dışında odamda sahip olduğum hiçbir şey geriye dönmedi. ilkerin gelmeden bana yazdığı mektubu, cross country resimleri,tinkyim ki o kesinlikle yerine konamaz ve aklıma gelmeyen bir sürü şey...ama en azından bazı kyafetler geri dönüyor. adamlar total loss demiş ama bence gayet kullanılabilir bazıları koku yok bişi yok sadece biraz eskimiş görüntüsü var. bazıları ise yangında delinmiş bildiin:)gülermisin ağlar mısın?
düşünüyorum da 16 yıldır aynı hayatı yaşıyordum ve nerdeyse hep aynı insanlarla...bu yıl çok özel aslında...yalnız olsam da o olsa bu olsa da sanırım geldime değdi...bilmiyorum kendime güvenimi kayıp mı ettim yoksa burda böle olduna göre döndümden Türkiyede çok daha güzel mi olucak...
bilmiyorum...ama bazı şeylerin değerini sanki daha iyi biliyorum...
bana şans dileyin de şu son 3 ayım iyi geçsin...artık umaktan çok yoruldum çünkü...
Not:eğer bunu okursanız yorum yazın olurmu
o son bir şey. bugün komik bir şey geldi başıma. Oturmuş Franki beklerken eski sınıflardan bir arkadaşım(büyükbabası Türkmüş kendisi pakistan doğumlu)la konuşmaya başladık. buarada orda siyahlar bi arada durmuş bize bakıp duruolardı.sonra yanımızdaki kız çaırdılar bişeyleri sordular. sonra da Jeffreyi. ikisi bir ordayken bir anda hey Melike adım Melike mi diye ordan çığırdı biri. evet nolcak die cvp verdim. Türkmüsün şu avrupadakinden dedi ben iycene ters evet dedim arkamı döndüm. çocuk yanımdan geçip giderken hayatımda en seksi görünmeye çalışan ama beceremeyip de komik duruma düşen bakışları atarak geçti. hayatımın en absürt anıydı diebilirim. bildiğiniz koptum. bu Galyalılar cidden garip insanlar...(asterüks)
BÜYÜK NOT: ingilizce okumama ve Polpnius her azını açtığında yeter diip atlamama ramen HAMLET aşığı oldum. ya harika bi başyapıt bu ya. nolcak şimdi diye adım adım okumaya devam ediyorum. bir de her dediklerini anlayabilsem. çok kasmam gerekio. ama resmen kaptırdım. kitap elimde olsa heralde 10 ya da 11. bölüme gelmiştim çoktan. Sekspir işini bilio. Hamlet bildiğin zeka küpü ama trajik bir hayata sahip. ve olay bi güzel bi kötü die gitmiyo. ne iyi ne kötü anlayamıosun ve sürekli durağan bir çizgide gidiyor. çok ilginç. benim hoşuma gitmesi daha da ilginç. Allahım ben galiba yaşlanıorum:(:(

2 yorum:

Hayat Güzel Midir? dedi ki...

ablacıkk öncrlikle seni çok özledim heralde ençok ben özlemişimdir hergün 1-2 kezz aklımaa geliyosunnn:( neysee eşyalarının bazılarının yerine gelmesine sevindimm diğerleri içinn üzülme amaa üzülüncee geri gelmiyecekler kii=) o insanlarıda boşverr onlar ne yaparlarsa sendee onlaraa öle davrnn derstee eğlen sonraa boşver gitsinn sen hiiçç üzme o tatlı canınıı seni çokk seviyorum
not: bunlarıı yazmaya devm ettt süper oluyoo

Thomas dedi ki...

Kardeş!
Bugüne kadar okuyamadım yazdıklarını çünkü hafta içi bilgisayar yasak oluyor. Bu hafta ama kimse yok evde (sivastalar annemle Buğra) yani girebildim de aklıma geldi. Yalnız olmana üzüldüm. O kadar kötü olduğunu bilmiyordum kötü kardeş oldum :( Ben de biliyorum ama o Amerikalı dönük kafaları. Keşke benim okula gidebilseydin orası küçük olduğundan daha açık oluor. Sekspir (hehe) hastası olmana sevindim. Harbiden güzel yazıyor. Bitirince bence Twelfth Night oku seversin. Üç iyi ay dilerim sana. Ben de sana çok düşünürüm - konuşalım artık!
-Thomas